Dernières nouvelles - Grèce, Attaques terroristes

 
Show/hide duplicate news articles.
<<10<12345678910>>>10
 
Show/hide duplicate news articles.
<<10<12345678910>>>10

Tools

Load latest edition

jeudi 24 septembre 2020

13 h 37 CEST

Subscribe
RSS
EMM for iPadEMM for Android

Languages Collapse menu...Expand menu...

Select your languages

ar
az
be
bg
bs
ca
cs
da
de
el
en
eo
es
et
fa
fi
fr
ga
gl
ha
he
hi
hr
hu
hy
id
is
it
ja
ka
km
ko
ku
ky
lb
lo
lt
lv
mk
ml
ms
mt
ne
nl
no
pap
pl
ps
pt
ro
ru
si
sk
sl
so
sq
sr
sv
sw
ta
th
tr
uk
ur
vi
zh
all
Show additional languagesHide additional languages

Interface:

Legend Collapse menu...Expand menu...

Info pays

Quotes... Extracted quotes

Suleyman Soylu dedi: “Anayasa Mahkemesi gibi çok saygın bir ortamla sorunumuzun olması mümkün değil. Ama kişisel sorunumuzun olması mümkün değil. Elbette ki Devletin tepesinde böyle bir sorunu kabul edebilmemiz mümkün değil. Çünkü hepimiz ülke için çalışıyoruz. Ancak karşı karşıya kaldığımız meseleyi ifade etmek zorundayız. Eğer ifade ediyor bu konuyla ilgili aynı ısrarı görüyorsanız elbette ki göreviniz bunu tekrar söylemek. Bende kendi üslubumla bunu ifade etmeye çalıştım. Şunu söyleyeyim kullanılan düşünceyi saklar diye bir Avusturalya filozofun lafı var. Biz düşünceyi saklamayız belki problemimiz bu olabilir. Benim dilim düşünceyi saklamaz. Ne varsa onu ifade etmeye çalışırız. Size yakın tarihten bir örnek vereyim. Bizim İçişleri Bakanlığı onun döneminde yapıldı. Ankara Valisi Nevzat Tandoğan var duydunuz mu? Milliyetçilik ve Komünistlik gibi konuşmaları yaptıktan sonra der ki, bu ülkeye komünistliği getirecekse de biz getiririz, komünizmi sağlayacaksakta biz sağlarız. Sonra der ki, ‘Ey Anadolu köylüleri sizin iki vazifeniz var, birisi çiftçilik yapmak, diğeri askerlik yapmak.’ Bu aslında vesayet düşüncesinin en veciz şekilde ifadesidir. Anayasa mahkemesinin bahsettiğiniz yazısı da esas itibariyle maalesef soğuk savaş döneminin Nevzat Tandoğan’a dönmüş bir anlayışı ifade etmektedir. İlk anayasa mahkemesinin içerisinde Adnan Menderes’i asan iradenin kendisi Salim Başol ve onun arkadaşları. Yani dendi ki Nevzat’tan sonra, ‘Ey Anadolular, ey köylüler, ey halk denilen garabet insanlar siz anlamadınız, sizin seçtiklerinizi astık, astırdığınız adamları da getirdik sizin üzerinize vesayet olarak koyduk.’ Bir kere gömlek buradan iliklenmiyor. Biz bu sistemi tartışmazsak yaptığımız işlerin hiçbir ehemmiyeti kalmaz. Ondan sonra Türkiye’de birçok tartışmalar oldu. Türkiye başörtü kaç yıl tartıştı? 1986 yılında ben Karadeniz Teknik Üniversitesinde bir yıl okudum. Trabzon postanesine gittik arkadaşlarımızla beraber cumhurbaşkanımıza mektup yazdık. Geldi hocanın birisi sınavda sınıfımızdaki bir kız arkadaşımızın başörtüsünü almaya çalıştı. O tarihten il başkanı oldum. Anayasa mahkemesi burada ne yaptı? Anayasa mahkemesi oradaki başörtüsü hakkının engellemesini sağlayan kendinin görevi olmayan bir meseleyi iptal etti. Siyaset yol açmaya çalıştı, anayasa mahkemesi iptal etti. Bu ne demektir biliyor musunuz? Nevzat Tandoğan’ın dediği gibi ‘Milliyetçilikse biz getiririz, komünistlikse biz getiririz.’ Bu bir şey daha demektir. İstediğiniz kadar özgürlük veririz istediğiniz kadar kısıtlarız. Bu bizim sürecimizdedir. Refah Partisini kim kapattı, peki Refah Partisi bu ülkeye ne yaptı? Nerede özgürlük. Peki 367 garabetine cumhurbaşkanı seçeceksiniz, bunu böyle yapamazsınız diyor ve engelliyor. Bunu Anayasa Mahkemesi sağladı” External link

netgazete jeudi 24 septembre 2020 06 h 16 CEST

Suleyman Soylu diye konuştu (about Ahmet Çamur): “17-25 Aralık bu ülkeye nasıl geldi? Hala bitti mi elbette bitmedi. Bütün bunlardan sonra derdiniz ne ya? Tekrar bisiklet tartışması başlatıyorsunuz. Anayasa Mahkemesi üyesinin bisikletini gösterip hukuka kimse müdahale edemez gibi twett atması son derece sakil bir davranıştır. Bu davalar görülürken, İçişleri Bakanı olarak ben bunun benimle kamu düzeniyle şöyle bir alakası var, böyle bakın dersem bu tweet atarsın. Dersin ki yargıya kimse müdahale edemezsin dersin. Bitmiş benimde sonradan haberim olmuş, görünce bir reaksiyon ortaya koymuşum eleştirme hakkı her zaman var. Ben eleştirmiyorum ki, senin arkadaşların eleştiriyor. Arkadaşlar üyeler karşı oy yazıyorlar. O eleştiriyor. Netice itibariyle öyle bir hava oluşturuluyor ki, biz buna müdahale etmişiz de, bu anayasaya aykırı gelmiş. Böyle bir istifham oluşturmaya çalışmış bu büyük bir haksızlık. Bende ne zaman ajansta yayınlanmışsa bu nasıl oldu diye bakmışım. Bu ülkede çukur, barikat, hendek olayları oldu mu? Yüzlerce evladımız şehit oldu. Ne istediler, dediler ki biz 17-18 yerde biz özerklik ilan ettik dediler. Yani dediler ki, ‘Ey devlet senin otoriteni ortadan kaldırıyorum ben burada yeni bir yapı ve otorite kuruyorum.’ Bunu yaptılar, yıktılar mı? Bu yakıp yıkarken seyahat özgürlüğünü engellediler mi, teşebbüs hürriyetini engellediler mi, yaşam hakkını engellediler mi? bütün bu hakların tamamını kim engelledi PKK. Devletin görevi kamu düzenini kamu nizamını oturtup bu hadiseleri ortaya çıkartanlar ders vermektir. Devlet dediğiniz polisten, jandarmadan, hükümetten müteşekkildir, yoksa devlet bir bütün müdür? Devlet bir bütündür. Peki millilik, yerlilik, vatanseverlik sadece cumhurbaşkanını, polisin, jandarmanın, TSK, istihbarat teşkilatımızın uhdesinde midir? Hayır herkesin görevidir. Anayasa Mahkemesi şöyle bir karar verdi. Bir takım sözde akademisyenler bir bildiri imzaladı. Bu bildiri şurada duruyor. Devlet uluslararası alanda burada şikayet ediliyor. Yaşam hakkını, özgürlüğü ortadan kaldırdı diyorlar. Şu cümleyi kim kabul eder, ‘Bu kasıtlı ve planlı kıyım’ kim yapıyor bu kıyımı Türkiye Cumhuriyeti Devleti, orada özerklik olmaması adına kıyım yapıyor, hem planlı, hem kasıtlı bir kıyım. Şimdi Allah’ını seversiniz, kimse kusura bakmasın. Başkomiser Ahmet Çamur katil mi? orada şehit oldu. Onlarca yüzlerce evlat orada şehit gazi oldular. Ayağını, Kafasını orada kaybetti. Bu memleket kolay mı kurtarıldı. Geçen gün Van’da bir teröristin açtığı ateş sonucu 3 askerimiz şehit oldu. O zaman bu insanlar niye şehit oluyorlar. Burada devletimizin vatandaşa uyguladığı şiddeti, müzakere koşullarından tutun rezil bir bildiri bu” External link

netgazete jeudi 24 septembre 2020 06 h 16 CEST

Suleyman Soylu şeklinde konuştu: “Anayasa mahkemesi de diyor ki ben mealen söylüyorum, her ne kadar PKK terör örgütünün söyledikleriyle özdeşlese de bunu söyleme hürriyeti vardır. Dönüyorum bana sürekli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden dem vuran arkadaşlarımıza söylüyorum. Arkadaş Batasuna Kararları, Venedik kriterleri ne diyor? AİHM Batasuna’yı niye kapattı? Bana bunu biri söylesin. Türkiye’de olsa kapatmaz, siz merak etmeyin. Avrupa’da kendi içlerinde bir tehdit olduğu için kapandı. Bu bir PKK terör örgütü bildirisidir bu ve diyor ki, devlet katildir, devletin orada şehit olarak nitelendiklerinizde katildir diyor, başka bir şey demiyor. Anayasa mahkemesi buna diyor ki bu düşünce özgürdür diyor. Tayyip Erdoğan’a ve devlete hakaret edenlere verdiği düşünce özgürlüğü gibi bu da düşünce özgürlüğüdür diyor. Biz bu ülkenin varlığı ve birliği için kendini feda edenlere ne anlatacağız. Bana diyorlarsa ki bunu ye susun, böyle bir değerlendirme olur mu diyorlarsa ağzımda 3 tane kelam varsa özgürlük ve hukuk devleti için söylerim. Batasuna Kararında AİHM çok net bir şey söylüyor. Bırakın fikrine iştirak etmeyi ret etmediği için kapatıyorum diyor. Peki burada ret etme değil, neredeyse tam anlamıyla bu var. Bana diyorlar ki anayasa mahkemesiyle niye böyle sert bir polemiğe girdin. Acaba kişileri mi hedef aldın diyorlar. Yo kişileri hedef almadım. Bana laf yetiştiren değerlendirmeler ortaya koyuyorlar. Ben onları kendime şeref mahyası olarak kabul ederim. Sokrat savunmada diyor ki, siz diyor atın yaptıklarını değerlendirmemi istiyorsunuz diyor, oysa ben atın kendisini de eleştiriyorum, atın kendisini de tartışmaya açıyorum diyor. Bu gün diyorlar ki, sen eleştirebilirsin, eleştir ama bizi tartışma diyor. Sokrat öyle söylemiyor ben ölüme gidiyorum diyor. Ben atla ilgili değerlendirmelerimi yaparım diyor. Bu kararları kim verdi? Bu günkü o metinle ilgili bir cümle söyleyeyim. İlmin afeti kibirdir hadis-i şeriftir. Mevlana’da derki, ‘Abe kardeşim etme şekerle zehri bir araya koyma’, biz başka bir şey daha yaptılar, şekerle zehri aynı yere koyuyorlar” External link

netgazete jeudi 24 septembre 2020 06 h 16 CEST

Suleyman Soylu diye konuştu: “Bu ülkede 15 Temmuz oldu mu? 15 Temmuzu fabrikadaki işçi mi yaptı? 15 Temmuz’u Alibeyköy spor kulübündeki sporcular mı yaptı. Kamu yaptı, kamudan çıkmadı mı? Yargı darbesi değil mi? bir tarafta TSK içerisine girmiş hainler değil mi, jandarmadan, polisten ayıkladıklarımız değil mi? orada konuşlanmışlar, akıllarını kiraya vermişler Türkiye’nin işgal hareketini gerçekleştirmek üzere ülkemizi satmışlar. Biz 15 Temmuz’dan sonra bir karar aldık. Dünyanın bütün ülkelerinden güvenlik tahkikatıyla devlet adamı alalım. Bundan masum bir istek yok. Af edersiniz markete adam alırken de kimin ne olduğuna bakıyorsunuz. Kimdir nedir diye bakıyorsunuz. 15 Temmuz’da bu anayasa yok muydu, peki nasıl darbe yapmaya kalktılar. Burada şunu ifade edeyim. Eğer siz devletin içerisine hala insanlar girerken, Şırnak’ta adliyede bomba yakaladık. Karlov’u kim öldürdü, FETÖ’cü polis öldürdü. Bütün bunları yaşarken biz devlete adam alırken kılı kırk yarmalı mıyız, yarmamalıyız. Diyor ki hiçbir şey yapmamalısınız diyor. Dünyanın en etkili manipülatif aracı sosyal medyadır. Hepimiz şikayetçi miyiz? Yemediğimiz hakaret küfür kalmıyor. Biz yine 15 Temmuz sonrası sibere şöyle bir yetki verdik. Bir takım suçlar tespit edebilirsin. Bir kavga gördün hakime git yetki al sonra gel bu suçluları ilgili birimlere bildir ve hemen hakime götür. İki defa hakime götür. Neden dışarıda kavga gördünüz polissiniz müdahale etmemeniz mi lazım. Sosyal medya ortamında bu. Tam siberde böyle bir hukuk düzenleme yapıldı, mecliste yapılan düzenleme sonrası sen ilk önce hakimden izin alacaksın, tespite gerek yok insanlar birbirini yesinler, sonra geri dönecek kim olduğunu tespit edeceksin, sonra da suç unsuru varsa tespit edeceksin ölme eşeğim ölme, yonca bitince yersin. Türkiye’nin en temel meselelerinden birisi göçtür. Yine bir kanun var. Eğer birisi yabanca terörist savaşçıysa bu yurtdışından sizin ülkenize kaçarak gelmişse sizin bunu hükümranlık hakkı olarak sizin bunu ilgili ülkeye iade etme hakkınız vardır. Anayasa mahkemesi dedi ki senin böyle bir hakkın yok dedi. Pilot karar çıkardı. Mahkemeye başvurmadan sen bunu yurtdışı yapamazsın. Yabancı terörist savaşçıyı iade edemezsin kilitledi beni bitti. Buna imza attılar. Buna imza atan kimin tarafını tutacak. Anayasa mahkemesindeki bir takım üyelere değerlendirme koymuşsa bu tartışma bizi şey yapacak değil. Bu adam suç işliyor ben ne suç işliyorsa, herkesin özgürlüğünü savunurken benim özgürlüğüme helal getirmek doğru bir şey değil” External link

netgazete jeudi 24 septembre 2020 06 h 16 CEST

Suleyman Soylu diye konuştu: “Sayın cumhurbaşkanımız Cenab-ı Allah ile kuvvetli sözleşmesi olan bir insan. Ben çalışıyorum. Yani teslimiyeti iyi niyeti, elbette ki siyasi tecrübesi büyük bilgisi, bana göre dehası, Türkiye’yi olağanüstü bir noktaya taşıyor. Neticede bir irade ortaya koyuyor, benim burada bir yetkim varsa burada onu değerlendiririm. Ondan sonraki karar ona ait, bize bir alan verdi. Hükümetimizin bir politikası var, sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu çizgiler var ben onun içinde işlem yapmaya çalışıyorum. Sayın cumhurbaşkanımızla istişareler yaparız. Ama yargı anayasa mahkemesi başka bir şey. O kendi kararını kendi verecek. Bizim sarılacağımız tek bir şey var o da hukuk, ondan başka sarılacak bir şeyimiz yok. Ondan sonra kararı kendi alıyor, kendi değerlendiriyor, kendi ortaya koyuyor. Yine aldıkları karardan sonra, bir resepsiyonda bir araya geldiğimizde bana soruyorlar. Anayasa Mahkemesi başkanıyla karşılaştığınızda ne konuşuyorsunuz diye sordular, bana hukuk nasihati veriyordu. Bu benim derdim değil yani sonra diyor ki, oradan bir arkadaş, karar almamızın gerekçesi AİHM’den çizik yememek, ret yememek diyor. Af edersiniz de benim Anayasa Mahkemem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bir şubesi mi ya? İhlal verecektir en fazla, önemli olan senin o noktaya gitmeden önce bu ülke ve millet adına orada onun ihlal olmaması için ortaya koyabileceğin tavırdır. Sen onun adına burada işlem yapma yetkisinin meşuiyetine bir dayanak elde edemezsin ki böyle bir mantık yok, sakat bir mantı üzerinden gidiyor. AİHM böyle olursa şurada şu cezayı alırsınız diyorlar. Yunanistan 6 aylık çocukları denizin ortasına atıp öldürdü, AİHM sesini mi çıkardı. Bu kadar batıcılık hayranlığı üzerine bu ülkenin en büyük problemi budur. Evrensel değerler başımın üzerine, ama nedir bu batıcılık hayranlığı, bizi alkışlamaları için ortaya koyacağımız şey. Bizim medeniyetimizin fikri cari bir fikirdir. Mevlana’nın, Hacı Bayram Veli’nin fikri caridir, Eyüp Sultan’ın fikri caridir. Bu fikirler cari fikirler. Bu fikirler dünyanın ihtiyacı olan fikirler. Doğrusunu ortaya koymaya çalışalım. Allah bizi İlmin kibrinden uzak tutsun” External link

netgazete jeudi 24 septembre 2020 06 h 16 CEST

Jens Stoltenberg said: "These meetings are ongoing, and good progress has been made. These are technical military talks," External link

haberler-en jeudi 24 septembre 2020 05 h 06 CEST

Olivier Veran said: "The overall situation continues to deteriorate. If we do not take measures quickly, we risk reaching critical thresholds in some regions," External link

haberler-en jeudi 24 septembre 2020 05 h 06 CEST

Robert Redfield said: "The preliminary results in the first round show that a majority of our nation, more than 90% of the population, remains susceptible," External link

haberler-en jeudi 24 septembre 2020 05 h 06 CEST

Suleyman Soylu dedi: "Anayasa Mahkemesi gibi çok saygın bir ortamla sorunumuzun olması mümkün değil. Ama kişisel sorunumuzun olması mümkün değil. Elbette ki Devletin tepesinde böyle bir sorunu kabul edebilmemiz mümkün değil. Çünkü hepimiz ülke için çalışıyoruz. Ancak karşı karşıya kaldığımız meseleyi ifade etmek zorundayız" External link

haberler jeudi 24 septembre 2020 03 h 30 CEST

Suleyman Soylu şeklinde konuştu: "Anayasa mahkemesi de diyor ki ben mealen söylüyorum, her ne kadar PKK terör örgütünün söyledikleriyle özdeşlese de bunu söyleme hürriyeti vardır. Dönüyorum bana sürekli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden dem vuran arkadaşlarımıza söylüyorum. Arkadaş Batasuna Kararları, Venedik kriterleri ne diyor? AİHM Batasuna'yı niye kapattı? Bana bunu biri söylesin. Türkiye'de olsa kapatmaz, siz merak etmeyin. Avrupa'da kendi içlerinde bir tehdit olduğu için kapandı. Bu bir PKK terör örgütü bildirisidir bu ve diyor ki, devlet katildir, devletin orada şehit olarak nitelendiklerinizde katildir diyor, başka bir şey demiyor. Anayasa mahkemesi buna diyor ki bu düşünce özgürdür diyor. Tayyip Erdoğan'a ve devlete hakaret edenlere verdiği düşünce özgürlüğü gibi bu da düşünce özgürlüğüdür diyor. Biz bu ülkenin varlığı ve birliği için kendini feda edenlere ne anlatacağız. Bana diyorlarsa ki bunu ye susun, böyle bir değerlendirme olur mu diyorlarsa ağzımda 3 tane kelam varsa özgürlük ve hukuk devleti için söylerim. Batasuna Kararında AİHM çok net bir şey söylüyor. Bırakın fikrine iştirak etmeyi ret etmediği için kapatıyorum diyor. Peki burada ret etme değil, neredeyse tam anlamıyla bu var. Bana diyorlar ki anayasa mahkemesiyle niye böyle sert bir polemiğe girdin. Acaba kişileri mi hedef aldın diyorlar. Yo kişileri hedef almadım. Bana laf yetiştiren değerlendirmeler ortaya koyuyorlar. Ben onları kendime şeref mahyası olarak kabul ederim. Sokrat savunmada diyor ki, siz diyor atın yaptıklarını değerlendirmemi istiyorsunuz diyor, oysa ben atın kendisini de eleştiriyorum, atın kendisini de tartışmaya açıyorum diyor. Bu gün diyorlar ki, sen eleştirebilirsin, eleştir ama bizi tartışma diyor. Sokrat öyle söylemiyor ben ölüme gidiyorum diyor. Ben atla ilgili değerlendirmelerimi yaparım diyor. Bu kararları kim verdi? Bu günkü o metinle ilgili bir cümle söyleyeyim. İlmin afeti kibirdir hadis-i şeriftir. Mevlana'da derki, 'Abe kardeşim etme şekerle zehri bir araya koyma', biz başka bir şey daha yaptılar, şekerle zehri aynı yere koyuyorlar" External link

haberler jeudi 24 septembre 2020 03 h 30 CEST

Suleyman Soylu diye konuştu: "Bu ülkede 15 Temmuz oldu mu? 15 Temmuzu fabrikadaki işçi mi yaptı? 15 Temmuz'u Alibeyköy spor kulübündeki sporcular mı yaptı. Kamu yaptı, kamudan çıkmadı mı? Yargı darbesi değil mi? bir tarafta TSK içerisine girmiş hainler değil mi, jandarmadan, polisten ayıkladıklarımız değil mi? orada konuşlanmışlar, akıllarını kiraya vermişler Türkiye'nin işgal hareketini gerçekleştirmek üzere ülkemizi satmışlar. Biz 15 Temmuz'dan sonra bir karar aldık. Dünyanın bütün ülkelerinden güvenlik tahkikatıyla devlet adamı alalım. Bundan masum bir istek yok. Af edersiniz markete adam alırken de kimin ne olduğuna bakıyorsunuz. Kimdir nedir diye bakıyorsunuz. 15 Temmuz'da bu anayasa yok muydu, peki nasıl darbe yapmaya kalktılar. Burada şunu ifade edeyim. Eğer siz devletin içerisine hala insanlar girerken, Şırnak'ta adliyede bomba yakaladık. Karlov'u kim öldürdü, FETÖ'cü polis öldürdü. Bütün bunları yaşarken biz devlete adam alırken kılı kırk yarmalı mıyız, yarmamalıyız. Diyor ki hiçbir şey yapmamalısınız diyor. Dünyanın en etkili manipülatif aracı sosyal medyadır. Hepimiz şikayetçi miyiz? Yemediğimiz hakaret küfür kalmıyor. Biz yine 15 Temmuz sonrası sibere şöyle bir yetki verdik. Bir takım suçlar tespit edebilirsin. Bir kavga gördün hakime git yetki al sonra gel bu suçluları ilgili birimlere bildir ve hemen hakime götür. İki defa hakime götür. Neden dışarıda kavga gördünüz polissiniz müdahale etmemeniz mi lazım. Sosyal medya ortamında bu. Tam siberde böyle bir hukuk düzenleme yapıldı, mecliste yapılan düzenleme sonrası sen ilk önce hakimden izin alacaksın, tespite gerek yok insanlar birbirini yesinler, sonra geri dönecek kim olduğunu tespit edeceksin, sonra da suç unsuru varsa tespit edeceksin ölme eşeğim ölme, yonca bitince yersin. Türkiye'nin en temel meselelerinden birisi göçtür. Yine bir kanun var. Eğer birisi yabanca terörist savaşçıysa bu yurtdışından sizin ülkenize kaçarak gelmişse sizin bunu hükümranlık hakkı olarak sizin bunu ilgili ülkeye iade etme hakkınız vardır. Anayasa mahkemesi dedi ki senin böyle bir hakkın yok dedi. Pilot karar çıkardı. Mahkemeye başvurmadan sen bunu yurtdışı yapamazsın. Yabancı terörist savaşçıyı iade edemezsin kilitledi beni bitti. Buna imza attılar. Buna imza atan kimin tarafını tutacak. Anayasa mahkemesindeki bir takım üyelere değerlendirme koymuşsa bu tartışma bizi şey yapacak değil. Bu adam suç işliyor ben ne suç işliyorsa, herkesin özgürlüğünü savunurken benim özgürlüğüme helal getirmek doğru bir şey değil" External link

haberler jeudi 24 septembre 2020 03 h 30 CEST

Suleyman Soylu diye konuştu: "Sayın cumhurbaşkanımız Cenab-ı Allah ile kuvvetli sözleşmesi olan bir insan. Ben çalışıyorum. Yani teslimiyeti iyi niyeti, elbette ki siyasi tecrübesi büyük bilgisi, bana göre dehası, Türkiye'yi olağanüstü bir noktaya taşıyor. Neticede bir irade ortaya koyuyor, benim burada bir yetkim varsa burada onu değerlendiririm. Ondan sonraki karar ona ait, bize bir alan verdi. Hükümetimizin bir politikası var, sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu çizgiler var ben onun içinde işlem yapmaya çalışıyorum. Sayın cumhurbaşkanımızla istişareler yaparız. Ama yargı anayasa mahkemesi başka bir şey. O kendi kararını kendi verecek. Bizim sarılacağımız tek bir şey var o da hukuk, ondan başka sarılacak bir şeyimiz yok. Ondan sonra kararı kendi alıyor, kendi değerlendiriyor, kendi ortaya koyuyor. Yine aldıkları karardan sonra, bir resepsiyonda bir araya geldiğimizde bana soruyorlar. Anayasa Mahkemesi başkanıyla karşılaştığınızda ne konuşuyorsunuz diye sordular, bana hukuk nasihati veriyordu. Bu benim derdim değil yani sonra diyor ki, oradan bir arkadaş, karar almamızın gerekçesi AİHM'den çizik yememek, ret yememek diyor. Af edersiniz de benim Anayasa Mahkemem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bir şubesi mi ya? İhlal verecektir en fazla, önemli olan senin o noktaya gitmeden önce bu ülke ve millet adına orada onun ihlal olmaması için ortaya koyabileceğin tavırdır. Sen onun adına burada işlem yapma yetkisinin meşuiyetine bir dayanak elde edemezsin ki böyle bir mantık yok, sakat bir mantı üzerinden gidiyor. AİHM böyle olursa şurada şu cezayı alırsınız diyorlar. Yunanistan 6 aylık çocukları denizin ortasına atıp öldürdü, AİHM sesini mi çıkardı. Bu kadar batıcılık hayranlığı üzerine bu ülkenin en büyük problemi budur. Evrensel değerler başımın üzerine, ama nedir bu batıcılık hayranlığı, bizi alkışlamaları için ortaya koyacağımız şey. Bizim medeniyetimizin fikri cari bir fikirdir. Mevlana'nın, Hacı Bayram Veli'nin fikri caridir, Eyüp Sultan'ın fikri caridir. Bu fikirler cari fikirler. Bu fikirler dünyanın ihtiyacı olan fikirler. Doğrusunu ortaya koymaya çalışalım. Allah bizi İlmin kibrinden uzak tutsun" External link

haberler jeudi 24 septembre 2020 03 h 30 CEST

Suleyman Soylu dedi: "Bana, 'AYM ile niye böyle sert bir polemiğe girdin, acaba kişileri mi hedef aldın?' diye soruyorlar. Hayır, kişileri hedef almadım. Bu günde bana laf yetiştirip, güya istiskal etmeye çalışan birtakım değerlendirmeler ortaya koyuyorlar. Ben onları kendime şeref mahyası olarak kabul ederim" External link

ntv-tr jeudi 24 septembre 2020 03 h 23 CEST

Suleyman Soylu ifadelerini kullandı: "15 Temmuz sonrası Siber'e 'Sen birtakım suçlar tespit edebilirsin, bir kavga gördün diyelim, burayı tespit et ve hakime git, yetki al, sonra gel bu suçluları ilgili birimlere bildir, yakala ve hemen tekrar hakime götür.' Yani iki defa hakime gidiyor. Neden? Siz dışarıda bir olay gördünüz, polissiniz diyelim. Müdahale etmemeniz mi lazım? Veya hırsız gördünüz, 'Abi bir dakika, ben hakimden izin alacağım, gelip seni yakalayacağım' mı demek lazım? Siber'de böyle bir düzenleme yapıldı. Bu Meclis'te yapılan düzenlemeden sonra dedi ki 'Hayır, sen önce hakimden izin alacaksın olayı görünce. İnsanlar birbirlerini yesinler. Ondan sonra tekrar kim olacağını tespit edeceksin, sonra tekrar gelip yakalayacaksın, suç unsuru da varsa cezasını vereceksin.' Ölme eşeğim ölme, yonca bitince yersin. Bitti mi hayır. Bunlar benim alanlarımla ilgili" External link

ntv-tr jeudi 24 septembre 2020 03 h 23 CEST

Suleyman Soylu diye konuştu (about Suleyman Soylu): "Herkesin özgürlüğünü savunurken, benim özgürlüğüme halel getirmek herhalde doğru bir şey değil. Can Dündar'ı kim saldı, ne yapıyor şimdi? Ne kadar Türkiye karşıtı varsa hepsinin şemsiyesini yapmaya çalışıyor, hepsiyle beraber iş birliği yapmaya çalışıyor. Demin tweet atmış, 'Benim tarafım AYM'dir, hukuk devletidir. Soylu polis devletinin temsilcisidir.' Nereden çıktı polis devleti hadisesi? Özgürlüğü savunmaya çalışan, terörü Türkiye'den tasfiye eden ve herkesin huzur, refah içerisinde yaşamayı savunan taraf biziz" External link

ntv-tr jeudi 24 septembre 2020 03 h 23 CEST

Suleyman Soylu dedi: "Bir HDP'li çıksın desin ki 'Biz şu meydanı istedik, vermedin' Yeter ki terör örgütüyle ilgili bir flama, bilmem ne olmasın. Buyurun kim yaparsa yapsın. Vermişiz şu meydanlarda istediğin gibi istediğini yapabilirsin. Yürümek istiyorsan, ona ait de yol veriyoruz. Diyoruz ki 'İstanbul-Ankara yolunda yürüme.' Gezi olaylarında yolları kapattılar mı, ana yolları? Peki 5-10 gün öyle gitse ülke ekonomisi ne hale gider, insanlar işlerine nasıl gider, kamu düzeni, güvenliği ne olur? Kamu düzenini sağlamamızın yegane sebebi, hukuka riayet edebilmek ve özgürlüğü sağlayabilmek" External link

ntv-tr jeudi 24 septembre 2020 03 h 23 CEST

Suleyman Soylu yanıtını verdi: "Biz size ekim ayında Allah nasip ederse bir rakam veririz" External link

ntv-tr jeudi 24 septembre 2020 03 h 23 CEST

Suleyman Soylu dedi: "Birleşmiş Milletler ile gittiler anlaşma imzaladılar 'biz bundan sonra çocuk terörist kullanmayacağız' diye. Dünyanın neresinde böyle bir terör örgütü ile Birleşmiş Milletler anlaşma imzalar. Dünya sessiz kaldı ben şaşkınlık içindeyim" External link

ntv-tr jeudi 24 septembre 2020 03 h 23 CEST

Suleyman Soylu diye konuştu: "Bu ne demektir biliyor musunuz? Artık konuşamıyorlar. Korkuyorlar" External link

ntv-tr jeudi 24 septembre 2020 03 h 23 CEST

Suleyman Soylu şeklinde konuştu: "Eylem planımızda birinci olarak, toplam 1005 polis merkezi amirliğinde, aile içi şiddete karşı mücadele büroları olsun ve bunları eğittik. Şunu dedik, 'Bu ihbarı aldıktan sonra kimseyi barıştırmıyorsunuz, tedbir alıyorsunuz, sizin göreviniz barıştırma değil, tedbir almak.' Her gün arayacaksınız. Eğer bir şiddet görme durumu varsa, koruma kararı alınacak. İkincisi, önleyici tedbir kararı. Önleyici tedbir kararı yüzde 72 artış gösterdi. Şu anda yüzde 29 bir azalış söz konusu. Yerli ve milli kelepçe yapılıyor, onu da üzerimize aldık" External link

ntv-tr jeudi 24 septembre 2020 03 h 23 CEST

Suleyman Soylu dedi: "Aldığı komiser yardımcılarının yüzde 41'ini ben FETÖ'den ihraç ettim" External link

internethaber jeudi 24 septembre 2020 00 h 33 CEST

Suleyman Soylu dedi (about Erkan Akkuş): "Başlarken güzel başlayalım 386. gün olması lazım Diyarbakır annelerinin. Türkiye'de ve Dünyada teröre karşı uluslararası sisteme karşı, bölgenin istikrarsızlaştırılmasına karşı ana yüreği, kendi evlatlarına sahip çıkıyorlar, bir taraftan başka bir evladın terör örgütüne katılmaması için aslında çıplak gerçeği o cesur yürekleriyle ortaya koyuyorlar. Bu gün 17. aileyle Irak'ın kuzeyinden getirdiğimiz, Erkan Akkuş buluşacak. İnşallah yarın buluşacak. Buraya gelmeden önce sayın cumhurbaşkanımızı aradım. Böyle bir Diyarbakır annelerinde bir kavuşma var diye aradım. Daha sonra Fahrettin beyi babasını aradım. 48. Aile oldu. Geçen sene eylül ayından itibaren orada çadırda duruyor ve annesiyle konuştum. Tabi bu terör örgütüne karşı büyük bir galibiyet. Büyük bir psikolojik galibiyet, büyük bir fiili galibiyet. Terörü desteleyen bütün unsurlara siyasi partisinden belediyesine kadar, uluslararası arenasından aslında finans ağlarına kadar ve sözde aydınlarından sözde yazarlara kadar bu o annelerin zaferi. İnşallah hepsiyle ilgili böyle sonuçlar alabilmek nasip olur. Çünkü 13-14 yaşındaki kız çocuklarının dağa gitmesini içimize sindirebilmek, düşünebilmek, insan olarak bunu hayal edebilmek, orada karşı karşıya kaldığı durumu kabullenebilmek, hem ülke coğrafyamızın, hem medeniyetimizin hem insanlığımız, hem komşuluğumuzun, hem Müslümanlığımızın hem kaderimizin bize kabul ettirmediği bir şey. Ama Allaha şükür çok mesafe alındı. O mesafede çok ciddi bir çaba sarf edildi" External link

haberler jeudi 24 septembre 2020 00 h 28 CEST

Suleyman Soylu diye konuştu: "Sayın Cumhurbaşkanımızın özellikle 15 Temmuz sonrası ortaya koyduğu yeni konsept, güvenlik konsepti bu bambaşka bir şey. Bu akşam 17.50 itibariyle giriş yaptı 6 kişi toplam. Böylece de ikna olayını bir metodumuz bizim son 3 yılda 700'ü aştı. O da başarılı bir metot. Terör örgütünü içerisine karıştıran PKK'yı psikolojik olarak çökerten ve hareket kabiliyetini daraltan, iletişim kabiliyetini daraltan, güveni azaltan çok önemli adım. O da bu yıl yaklaşık 162 kişi terör örgütünden bu yıl itibariyle 3 yılda 700'ü aştı. Sadece ikna metoduyla, ailesiyle temasa giriyoruz. Muhakkak aileleriyle bir temas kuruyorlar çünkü. Orada ailesiyle temasa girdikten sonra onun bu tarafa nasıl getirileceği konusunda bir çabayı gerçekleştiriyoruz. Ardından da onu getiriyoruz. Bu şu terör örgütünün dağa gitmelerini azaltıyor. Bakın şurada bir rakam var 2013-2014-2015 yılında neredeyse 11 bin 900 kişi çıkmış. Bugün 41 kişi, bunun 3'de yurtdışından, Yunanistan, Fransa, Almanya. Bu şu demektir kaç kişi gelmiş 156 kişi gelmiş. Terör örgütünün içerisine daha fazla duhul ediyoruz, daha fazla giriyoruz ve daha fazla ikna ediyoruz. Terör örgütünün buradaki gençleri ikna etme kabiliyeti onun kendi eğitim verdiği devşirmeye çalıştıklarını alıp Türkiye'ye getirme kabiliyetimizden daha az, bizim daha fazla. Bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin uyguladığı politikanın ne kadar doğru olduğunu ne kadar isabetli olduğunu ve ne kadar evirildiğini gösteren belki de en temel fotoğraflardan bir tanesidir" External link

haberler jeudi 24 septembre 2020 00 h 28 CEST

Suleyman Soylu şeklinde konuştu (about Doğu Akdeniz): "Bizim Suriye'de temel baş dertlerimizden bir tanesi MLKP'dir. Sol terör örgütlerinden getirdiklerimizde var. Burada çok ciddi çaba sarf ediyoruz. Geçen sene epey getirdik bu sene bir tane getirebildik. Ama bütün bunlara yönelik hakikaten çok başarılı bir çalışma yürüyor. Bu gün yeni buraya girerken oldu. Şırnak'ta 4 terörist daha etkisiz hale getirildi. Biz istihbari olarak biliyoruz. Bizim şu özelliğimiz daha var. Biz görmeden İnsansız hava aracıyla takip edip, ondan sonra gerekli operasyonu yapıyoruz. Biz Türkiye'de hangi teröristin nerede yaşadığını nerede bulunduğu biliyoruz. Bazen bize diyorlar ki madem biliyorsunuz neden yakalamıyorsunuz. Doğu ve Güneydoğuyu biraz bilseler bize madem biliyorsunuz neden yakalamadınız diye sormazlar. Tendürek'te 4'ümüz 5'er metre yan yana duralım birbirimizi göremeyiz. Ağrı'da Kars'ta bölgesinde çok olağanüstü bir mücadele ortaya koyuldu. İran'dan gelme olasılığı var ama Iğdır'da terörist kalmadı, bitti" External link

haberler jeudi 24 septembre 2020 00 h 28 CEST

Suleyman Soylu şeklinde konuştu: "Şırnak ve Hakkari bölgesi bizim için önemlidir. Daha önce kapan ve kıran operasyonlarıyla çok başarılı sonuçlar alındı. Bir şey daha söyleyeyim bunu da milletimiz bilsin. Şu anda orada jandarmada görev yapan paşalarımızın tamamı gönüllü gittiler oraya. Kiminin 5. şarkı, kiminin 6. şarkı ama bitirmeye gittiler. Biz size ekim ayında Allah nasip ederse belirli bir noktaya düşme rakamı veririz. Şimdi kendimizi tutuyoruz vermemek için. Son zamanlarda yaptığımız tespitlerde çok fazla değil. Daha ziyade işte Afrin'den sağlıyorlardı. Şimdi PKK'nın etkin olduğu bizim gözümüzün üzerinde olan bölgeler var. Münbiç gibi yerlerden 13-14 yaşındaki çocukları almaya çalışıyorlar. Onun için burada özellikle dünyanın da güya reaksiyonunu çekiyor mu görünüyorlar. Ama çocuk terörist devşirmeye çalışıyorlar. Uluslararası sistem Birleşmiş Milletlerle gittiler anlaşma imzaladılar. Biz bundan sonra çocuk terörist kullanmayacağız diye. dünyanın neresinde terör örgütüyle böyle bir anlaşma imzalar, dünya sessiz kaldı ben şaşkınlık içerisindeyim. PKK telsiz kestirmeleri 14 binden 372'ye düştü. Artık konuşamıyorlar demektir. Korkuyorlar. Irak'ın kuzeyine ne zaman sarktık, 20-25 kilometre içeriye girdik oradaki tacizlerde düştü. Ne yaptığını bilen, terörü kaynağında kurutmaya çalışan bu konuda da olağanüstü bir koordinasyon ortaya koyan, MİT, TSK, emniyet ve jandarma ve bize en ufak bir istihbarat gelirse dakikası dakikasına jandarma veya emniyete bildiriyoruz. Bize sadece buradan gelmiyor, Suriye'den, Kuzey Irak'tan geliyor. Dün akşam yine o taraflarda bir istihbarat geldi hemen paylaştık. Sonucunun bu gün alındığını düşünüyorum. Burada bunu yapabilme kabiliyetine sahip bir Türkiye yönetimi var. Bölgenin istikrarsızlaştırılmasını isteyenlere karşı en önemli gücümüzdür" External link

haberler jeudi 24 septembre 2020 00 h 28 CEST

Suleyman Soylu dedi (about Doğu Akdeniz): "Çizre'de bir iş adamı geliyor 500 kişilik tekstil fabrikası kurmak istiyor. İrtibatlanıyoruz diyoruz ki bunu bin 500 yapar mısın? Hay hay yaparım diyor. Eğer orada istikrarsızlık görse yaparım der mi demez. Terörü görse yaparım demez. 15 bin üzerinde Ağrı'da tekstil var. Bu yılın sonu itibariyle 15 bin fullenecek. Keza ayakkabı sektörü keza diğer sektörler ben Diyarbakır'ı, Şanlıurfa'yı, Mardin'i buradaki organize sitelerini sayıyor değilim. Madenler başladı, yani şu anda terör örgütünden çıktı. Madenler Türkiye'nin enerjisine ekonomiye katkı sağlamaya başladı. Kömürüydü, çinkosuydu, bakırıydı, şu anda doğu ve güneydoğu her tarafı sahalar gençlik spor kayak atletizm, başarılar bir dönüşüm hikayesi yaşanıyor doğu ve güneydoğuda. Bunu gören insanlar gece saat 12-1 insanlar sokaklarda, parklarda yatırımlar geliyor. Bütün bunlar moralleri yükseltiyor. Çocukların hayalleri yükseliyor. Doktor olmak isteyenler, mühendis olmak isteyenler. Bambaşka bir Türkiye'ye doğur orası evirildi. Türkiye'yi dolu bardak baş bardak olarak değerlendirirsek, ekonomimiz sıçrama dönemine geldiğini düşünüyorum. Türkiye'nin alt yapısı ve dinamik bu gün getirdiği süreç büyük sıçramayı getirecek. Burada bizim boş bir yerimiz var doğu ve güneydoğu bölgemiz. Orada biraz daha mesafe alabilme kabiliyetimiz var. Tam burada mesafe alacağımız zaman içindeyiz. Burada örtüştüğü zaman bu gün Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deyiz, Çanakkale köprüsü yapıyoruz. Libya'dayız. Bizim burnumuz Allah'ınızı severseniz Afrin'e sokarlar mı? Amerika okyanus ötesinden hemen nereye gidiyorsunuz der. Avrupa'nın bütün mekanizması ayağa kalkar. Bu gün Türkiye elde ettiği güçle alt yapı ekonomik biriktirdiği alanla büyük bir sıçrama öncesindedir. Burada önemli nokta salgının büyük bir faydası olacak. Özellikle tekstil de doğu güneydoğu ve orta Anadolu önümüzdeki dönemde hissettiğim, okuduğum büyük sıçramalar yaşayacak. Ülkeler bu konuda tedbirlerini alacaklar. Daha risksiz daha kolay ulaşabilecekleri ve maliyeti ucuz olarak değerlendirecek büyük adımlar atacağımızı düşüneceğiz" External link

haberler jeudi 24 septembre 2020 00 h 28 CEST

Suleyman Soylu ifadelerini kullandı: "Elimiz, ayağımız, kolumuz, gözümüz. Başlangıcından itibarin çok farklı bir noktaya geldi. O büyük balıkta gelince en son yaptıkları AKINCI geldiği andan itibarine havada durabilme kabiliyetimiz çok daha fazla olacak. Gözetleme daha fazla olacak. Terör örgütünün kırsalda etkinliği azalacak. Şehirlerde çok ciddi engellemeler yapılıyor. Onları zamanı gelince söylerim. Şehirde terör olayı engellemişiz bomba yakalamışız hepsini paylaşıyor değiliz. Törer örgütü sürekli tavan tutabilmek için eylemleri kendi adına önemli bir süreç olarak görüyor. Bu konuda Allah nazardan korusun Allah yardımcıları olsun dualarımız onlarla olsun istihbaratımız her yönüyle güzel çalışıyor. Türkiye'yi sarsacak birçok olayı ses çıkarmadan kahramanlıklarını yapmadın, bizim ortaya koyacağımız sonuç şudur. Milletimiz huzur içiresinde ve özgürlükle evine işine gitsin ailesiyle bir araya gelsin. Seyahat hürriyetini ortaya koysun. Bunu sağlayabilsin" External link

haberler jeudi 24 septembre 2020 00 h 28 CEST

Enver Gargaş diyor: "Bazı engelleri yıkmak istiyoruz ve bunun için bazı stratejik riskleri almamız gerekiyor" External link

haberler mercredi 23 septembre 2020 16 h 53 CEST

Enver Gargaş diyor: "Bazı engelleri yıkmak istiyoruz ve bunun için bazı stratejik riskleri almamız gerekiyor" External link

haber-mynet mercredi 23 septembre 2020 16 h 27 CEST

OEmer Celik diye konuştu: “Hem diplomasi istemeyip hem de sahada gasbetmeye çalışanlara karşı TSK’nın kararlılığı asla test edilemez. Türk Silahlı Kuvvetleri, vatanseverlik söz konusu olduğu zaman dünyadaki hiçbir orduya benzemeyen bir kararlılık ve fedakârlık içerisinde davranır” External link

haberaktuel mercredi 23 septembre 2020 11 h 25 CEST

Katerina Sakelaropulu dedi: "Doğu Akdeniz'de Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs'ın (Rum yönetimi) egemenlik alanlarını işgal ediyor. Kıbrıs sorununu da çözmek istiyoruz. Türkiye'nin çağ dışı garantörlüğünün olmayacağı ve Türk işgal askerlerinin adadan tamamen çekileceği bir anlaşma olmazsa olmazımızdır" External link

sabah mercredi 23 septembre 2020 09 h 14 CEST

Katerina Sakelaropulu dedi: “Doğu Akdeniz’de Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’ın (Rum yönetimi) egemenlik alanlarını işgal ediyor. Kıbrıs sorununu da çözmek istiyoruz. Türkiye’nin çağ dışı garantörlüğünün olmayacağı ve Türk işgal askerlerinin adadan tamamen çekileceği bir anlaşma olmazsa olmazımızdır” External link

hurriyetim mercredi 23 septembre 2020 08 h 04 CEST

OEmer Celik diye konuştu: "Hem diplomasi istemeyip hem de sahada gasbetmeye çalışanlara karşı TSK’nın kararlılığı asla test edilemez. Türk Silahlı Kuvvetleri, vatanseverlik söz konusu olduğu zaman dünyadaki hiçbir orduya benzemeyen bir kararlılık ve fedakârlık içerisinde davranır" External link

turkiyegazetesi mercredi 23 septembre 2020 06 h 23 CEST

OEmer Celik ifadesini kullandı: "Üstelik o yanlış anlaşma yüzünden Mısır yaklaşık 40 bin kilometrekarelik bir deniz alanını da kaybetti. Biz Mısırlılara da söyledik, 'Bu deniz alanda kaybetmeniz de doğru değil. Burada Türkiye ile böyle bir yaklaşım içerisinde girseydiniz hem deniz alanlarınızı korurdunuz hem de korsan bir anlaşmanın ortaya çıkmasını engellerdiniz.' diye" External link

milliyet mercredi 23 septembre 2020 06 h 04 CEST

Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi: "Bozkır'ın ülkelerin ezici çoğunluğunun desteğiyle seçilmesi, Türkiye'ye duyulan güvenin de işaretidir. Kendisinin uluslararası toplumun sesi olacağına inanıyorum" External link

turkiyegazetesi mercredi 23 septembre 2020 04 h 56 CEST

Cumhurbaşkanı Erdoğan şeklinde konuştu (about Kıbrıs Türk): “Uzun vadeli çözümler için uluslararası dayanışma şarttır. Türkiye olarak, salgın krizinin ilk günlerinden itibaren, tüm uluslararası platformlarda işbirliği çağrısında bulunduk. G-20’de, Türk Konseyi’nde, MİKTA’da, İslam İşbirliği Teşkilatı’nda ve diğer platformlarda salgınla mücadele amaçlı çalışmaların en önünde yer aldık. ‘Dost kara günde belli olur’ anlayışıyla, tıbbi malzeme yardımı talep eden 146 ülkeye ve 7 uluslararası kuruluşa elimizi uzattık. Yürüttüğümüz tahliye operasyonlarıyla, 141 ülkedeki 100 binden fazla vatandaşımızın evlerine dönüşünü sağladık. Aynı seferlerle 67 ülkeden 5 bin 500’den fazla yabancıyı da vatanlarına kavuşturduk. Tüm bunları ‘Korona virüs diplomasisi’ niyetiyle yapmadık. Yardım ve tahliye çalışmalarımız için kimseden herhangi bir karşılık beklemedik, beklemiyoruz. Mağdurların ve mazlumların yanında olmak, milletimizin mayasında ve girişimci ve insani dış politikamızın özünde vardır. Buradan bir kez daha, tıbbi malzeme ve ilaç tedariki ile aşı geliştirme çalışmalarının rekabet konusu yapılmaması çağrısında bulunuyorum. Hangi ülkede üretilirse üretilsin, kullanıma hazır hale getirilecek aşılar, insanlığın ortak istifadesine sunulmalıdır. Salgınla birlikte, devlet kapasitesi, etkin yönetişim ve dayanıklılık gibi unsurların ne kadar hayati role sahip olduğunu hep birlikte bir kez daha tecrübe ettik. Türkiye’nin başarı hikâyesinin arkasında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte tesis ettiğimiz etkin yönetişim mekanizmaları, sağlık alanındaki altyapı yatırımlarımızın geliştirdiği yüksek kapasite ve yetişmiş insan kaynağı vardır” External link

haber7 mercredi 23 septembre 2020 04 h 12 CEST

Cumhurbaşkanı Erdoğan ifadelerini kullandı: “Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin, bizim de desteklediğimiz, küresel insani ateşkes çağrısının somut sonuçlar doğurmamış olmasından üzüntü duyuyoruz. Türkiye olarak, ülkemize ve insanlığa yönelen tehditleri, gerektiğinde her türlü inisiyatifi alarak, bertaraf etmenin yollarını arıyoruz. Suriye’de onuncu yılına giren ihtilaf, bölgemizin güvenlik ve istikrarı için tehdit oluşturmaya devam ediyor. Bölgede DEAŞ’a karşı ilk ve en ciddi darbeyi vuran ülke olarak, PKK-YPG terör örgütüyle de mücadeleyi sürdürüyoruz. Uluslararası toplum olarak, tüm terör örgütlerine karşı aynı ilkeli tutumu takınmadan ve kararlı duruşu göstermeden, Suriye meselesine kalıcı çözüm bulamayız. Bu yaklaşım, Suriye’ye güvenli ve gönüllü geri dönüşlerin temin edilmesi için de şarttır. Suriye’de terör örgütlerinden kurtardığımız bölgelere 411 binin üzerinde Suriyeli kardeşimizin dönmesi bunun en açık göstergesidir. Aynı şekilde, güvenli hale getirdiğimiz bölgeler sayesinde, İdlib başta olmak üzere, ülkenin çeşitli yerlerinden milyonlarca Suriyelinin de vatanlarından ayrılmalarının önüne geçtik. Türkiye yıllardır, 4 milyona yakın Suriyeli sığınmacıyı, tüm ihtiyaçlarını karşılayarak kendi topraklarında barındırıyor. Bir o kadar Suriyelinin ihtiyaçlarını da, sınırımıza yakın yerler başta olmak üzere, kontrol altında tuttuğumuz bölgelerde, yerinde karşılıyoruz. Son olarak bu kardeşlerimiz için İdlib’te ve diğer yerlerde onbinlerce briket konut inşa ediyoruz. Bütün bu faaliyetleri, uluslararası toplumdan ve uluslararası kuruluşlardan kayda değer bir destek almadan, kendi imkanlarımızla ve halkımızın desteğiyle yürütüyoruz. Suriye’deki ihtilafın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı Kararı’ndaki yol haritası temelinde çözülmesi, hepimizin önceliği olmalıdır. Bunun için Birleşmiş Milletlerin himayesinde başlatılan, Suriyeliler tarafından da sahiplenilen ve yönlendirilen siyasi sürecin başarıyla sonuçlandırılması gerekiyor. Suriye’nin, toprak bütünlüğü ve siyasi birliği korunmuş olarak kalıcı bir barışa ulaşabilmesi, ancak bu şekilde mümkündür. Bu hedef gerçekleşene kadar, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü ile milli güvenliğimize kasteden terör örgütlerini engellemekte kararlıyız. Bugün dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye gibi ülkeler, yaptıkları fedakârlıkla tüm insanlığın onurunu kurtarıyor. Buna karşılık, aralarında bazı Avrupa ülkelerinin de yer aldığı kimi devletler, maalesef, sığınmacıların ve göçmenlerin haklarını ihlal ediyor. Cenevre Sözleşmesi’ni ve uluslararası insan hakları sistemini aşındıran bu ihlaller karşısında Birleşmiş Milletlerin güçlü bir tavır almasının vakti gelmiştir. Libya’da, darbecilerin geçen yıl meşru Milli Mutabakat Hükümeti’ni devirmek için başlattığı saldırılar, bu ülkeye sadece acı ve yıkım getirmiştir. Uluslararası toplum, yapılan katliamların, insan hakları ihlallerinin ve özellikle Tarhuna şehrinde bulunan toplu mezarların hesabını ne darbecilerden, ne de destekçilerinden sorabilmiştir. Libya’nın meşru hükümetinin yardım çağrısına somut cevap veren ve destek sağlayan tek ülke Türkiye olmuştur. Libya’da kalıcı siyasi çözümün, Libyalılar tarafından yürütülecek kapsayıcı ve kapsamlı diyalog yoluyla tesis edilebileceğine inanıyoruz. Yemen’de beş yılı aşkın süredir akan kanın durdurulması ve insani krizin önüne geçilmesi de, uluslararası toplumun sorumluluğundadır. Bölgede nüfuz kazanma niyetiyle, Yemen’in egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne göz dikenleri ve Yemenlilerin ıstırabının sürmesine göz yumanları tarih affetmeyecektir. Irak’ın dış güçlerin çatışma sahasına dönüşmemesi, bölgemiz için istikrar ve refah üreten bir konuma gelmesi samimi arzumuzdur. Komşumuz Irak’a her alanda destek olurken, özellikle terörle mücadelede daha yakın işbirliği yapmak istiyoruz. Tıpkı DEAŞ gibi, Irak’ta yuvalanan PKK terör örgütünün kökünü kazıma konusunda, uluslararası toplumdan ve bu ülkeden samimi işbirliği bekliyoruz. Bölgenin terör örgütlerinden temizlenmesi, insanlığın en kadim coğrafyasına evsahipliği yapan Irak’ın geleceğinin aydınlanmasına katkı sağlayacaktır. İran’ın nükleer programıyla ilgili hususların uluslararası hukuk dikkate alınarak, diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesinden yanayız. Tüm tarafların, bölgesel ve küresel güvenliğe ciddi katkılar sağlayan Kapsamlı Ortak Eylem Planındaki yükümlülüklerine riayet etmeleri çağrımızı tekrarlıyorum. İnsanlığın kanayan yarası olan Filistin’deki işgal ve zulüm düzeni, vicdanları acıtmaya devam ediyor. Üç büyük dinin kutsallarına ev sahipliği yapan Kudüs’ün mahremiyetine uzanan kirli el, cüretini giderek artırıyor. Filistin halkı, İsrail’in tüm baskı, şiddet ve yıldırma politikalarına yarım asırdan uzun bir süredir göğüs geriyor. ‘Asrın Anlaşması’ adı altında Filistin tarafına dayatılmaya çalışılan teslimiyet belgesi reddedilince, İsrail bu kez işbirlikçilerinin yardımıyla ‘kaleyi içeriden fethetme’ girişimlerine hız vermiştir. Türkiye olarak, Filistin halkının rıza göstermediği hiçbir plana destek vermeyeceğiz. Kimi bölge ülkelerinin bu oyuna ortak olması, İsrail’in temel uluslararası parametreleri aşındırma çabalarına hizmet etmenin ötesinde anlam taşımıyor. Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası hukukun hilafına Kudüs’te büyükelçilik açma niyetini beyan eden ülkeler, bu tavırlarıyla sadece ihtilafın daha da çetrefil hale gelmesine hizmet ediyor. Filistin meselesi ancak, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi devamlılık içinde bir Filistin Devleti’nin kurulmasıyla çözülebilir. Bunun dışındaki çözüm arayışları beyhudedir, tek taraflıdır, adaletsizdir. Temmuz ayında Azerbaycan topraklarına saldıran Ermenistan, Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha ispatlamıştır. Yukarı Karabağ sorunu başta olmak üzere bölgedeki ihtilafların Azerbaycan ve Gürcistan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği ile Birleşmiş Milletler ve AGİT kararları doğrultusunda bir an evvel çözülmesinden yanayız. Güney Asya’nın istikrar ve barışı için de kilit önem taşıyan Keşmir sorunu halen çözüm bekliyor. Cammu-Keşmir’in özel statüsünün ilgasının ardından atılan adımlar sorunu daha da karmaşıklaştırdı. Bu meselenin, diyalog yoluyla, Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde ve özellikle Keşmir halkının beklentileri doğrultusunda çözülmesinden yanayız” External link

haber7 mercredi 23 septembre 2020 04 h 12 CEST

Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi: “Ülkemizi dışlama amaçlı nafile adımların başarı şansı kesinlikle yoktur. Bizim ne Doğu Akdeniz’de, ne de başka bir bölgede, kimsenin hakkında, hukukunda, meşru çıkarlarında gözümüz bulunmuyor. Ancak, ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının çiğnenmesine, çıkarlarının yok sayılmasına da göz yumamayız. Bölgede bugün yaşanan sıkıntıların sebebi, Yunanistan ile Kıbrıs Rum kesiminin 2003’ten beri maksimalist taleplerle attıkları tek yanlı adımlardır. Türkiye, Doğu Akdeniz’deki her türlü olumsuz gelişmenin yükünü tek başına omuzlamak durumunda bırakılan bir ülkedir. Buna karşılık, bölgedeki doğal kaynaklar sözkonusu olduğunda ülkemizin yok sayılması ne akıl ve vicdanla, ne de uluslararası hukukla izah edilebilir. Anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun biçimde çözümü öncelikli tercihimizdir. Ancak, aksi yöndeki hiçbir dayatmaya, tacize, saldırıya asla müsamaha göstermeyeceğimizi de açıkça ifade etmek istiyorum. Doğu Akdeniz’deki kıyıdaş ülkeler arasında diyalog ve işbirliğini tesis etmeye yönelik çağrımızı burada tekrarlamak istiyorum. Bu amaçla, tüm bölge ülkelerinin hak ve çıkarlarının göz önünde bulundurulduğu, içinde Kıbrıs Türklerinin de yer aldığı bölgesel bir konferans düzenlenmesini teklif ediyoruz. Bölgedeki krizin sebeplerinden biri de, 1968 yılından bu yana aralıklarla devam eden müzakerelerde Kıbrıs meselesine adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulunamamasıdır. Çözümün önündeki yegâne engel, Rum tarafının uzlaşmaz, hak tanımaz, şımarık yaklaşımıdır. Uluslararası anlaşmaları hiçe sayan Rum tarafı, Kıbrıs Türklerini kendi yurtlarında azınlık yapmayı, hatta tümüyle adadan tasfiye etmeyi amaçlıyor. Garantör ülke sıfatıyla, Kıbrıs Türk halkını haklı davasında hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. Kıbrıs meselesinde çözüm, ancak Kıbrıs Türk halkının Ada’nın ortak sahibi olduğu gerçeğinin kabul edilmesiyle mümkündür. Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ile Ada’daki tarihsel ve siyasi haklarını kalıcı biçimde teminat altına alacak her çözümü destekleyeceğiz” External link

haber7 mercredi 23 septembre 2020 04 h 12 CEST

Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi: “Mevcut küresel mekanizmaların bu krizde ne kadar etkisiz kaldığını gördük. Öyle ki Birleşmiş Milletlerin en temel karar alma organı olan Güvenlik Konseyi’nin salgını gündemine alması haftalar, hatta aylar sürdü” External link

erzurumgazetesicom mercredi 23 septembre 2020 03 h 45 CEST

Cumhurbaşkanı Erdoğan diye konuştu (about Erdoğan Turkiye): “Bugün dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye gibi ülkeler, yaptıkları fedakârlıkla tüm insanlığın onurunu kurtarıyor. Buna karşılık, aralarında bazı Avrupa ülkelerinin de yer aldığı kimi devletler, maalesef, sığınmacıların ve göçmenlerin haklarını ihlal ediyor” External link

erzurumgazetesicom mercredi 23 septembre 2020 03 h 45 CEST

Cumhurbaşkanı Erdoğan ifadelerini kullandı: “Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin, bizim de desteklediğimiz, küresel insani ateşkes çağrısının somut sonuçlar doğurmamış olmasından üzüntü duyuyoruz. Türkiye olarak, ülkemize ve insanlığa yönelen tehditleri, gerektiğinde her türlü inisiyatifi alarak, bertaraf etmenin yollarını arıyoruz. Suriye’de onuncu yılına giren ihtilaf, bölgemizin güvenlik ve istikrarı için tehdit oluşturmaya devam ediyor. Bölgede DEAŞ’a karşı ilk ve en ciddi darbeyi vuran ülke olarak, PKK-YPG terör örgütüyle de mücadeleyi sürdürüyoruz. Uluslararası toplum olarak, tüm terör örgütlerine karşı aynı ilkeli tutumu takınmadan ve kararlı duruşu göstermeden, Suriye meselesine kalıcı çözüm bulamayız. Bu yaklaşım, Suriye’ye güvenli ve gönüllü geri dönüşlerin temin edilmesi için de şarttır. Suriye’de terör örgütlerinden kurtardığımız bölgelere 411 binin üzerinde Suriyeli kardeşimizin dönmesi bunun en açık göstergesidir. Aynı şekilde, güvenli hale getirdiğimiz bölgeler sayesinde, İdlib başta olmak üzere, ülkenin çeşitli yerlerinden milyonlarca Suriyelinin de vatanlarından ayrılmalarının önüne geçtik. Türkiye yıllardır, 4 milyona yakın Suriyeli sığınmacıyı, tüm ihtiyaçlarını karşılayarak kendi topraklarında barındırıyor. Bir o kadar Suriyelinin ihtiyaçlarını da, sınırımıza yakın yerler başta olmak üzere, kontrol altında tuttuğumuz bölgelerde, yerinde karşılıyoruz. Son olarak bu kardeşlerimiz için İdlib’te ve diğer yerlerde onbinlerce briket konut inşa ediyoruz. Bütün bu faaliyetleri, uluslararası toplumdan ve uluslararası kuruluşlardan kayda değer bir destek almadan, kendi imkanlarımızla ve halkımızın desteğiyle yürütüyoruz. Suriye’deki ihtilafın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı Kararı’ndaki yol haritası temelinde çözülmesi, hepimizin önceliği olmalıdır. Bunun için Birleşmiş Milletlerin himayesinde başlatılan, Suriyeliler tarafından da sahiplenilen ve yönlendirilen siyasi sürecin başarıyla sonuçlandırılması gerekiyor. Suriye’nin, toprak bütünlüğü ve siyasi birliği korunmuş olarak kalıcı bir barışa ulaşabilmesi, ancak bu şekilde mümkündür. Bu hedef gerçekleşene kadar, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü ile milli güvenliğimize kasteden terör örgütlerini engellemekte kararlıyız. Bugün dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye gibi ülkeler, yaptıkları fedakârlıkla tüm insanlığın onurunu kurtarıyor. Buna karşılık, aralarında bazı Avrupa ülkelerinin de yer aldığı kimi devletler, maalesef, sığınmacıların ve göçmenlerin haklarını ihlal ediyor. Cenevre Sözleşmesi’ni ve uluslararası insan hakları sistemini aşındıran bu ihlaller karşısında Birleşmiş Milletlerin güçlü bir tavır almasının vakti gelmiştir. Libya’da, darbecilerin geçen yıl meşru Milli Mutabakat Hükümeti’ni devirmek için başlattığı saldırılar, bu ülkeye sadece acı ve yıkım getirmiştir. Uluslararası toplum, yapılan katliamların, insan hakları ihlallerinin ve özellikle Tarhuna şehrinde bulunan toplu mezarların hesabını ne darbecilerden, ne de destekçilerinden sorabilmiştir. Libya’nın meşru hükümetinin yardım çağrısına somut cevap veren ve destek sağlayan tek ülke Türkiye olmuştur. Libya’da kalıcı siyasi çözümün, Libyalılar tarafından yürütülecek kapsayıcı ve kapsamlı diyalog yoluyla tesis edilebileceğine inanıyoruz. Yemen’de beş yılı aşkın süredir akan kanın durdurulması ve insani krizin önüne geçilmesi de, uluslararası toplumun sorumluluğundadır. Bölgede nüfuz kazanma niyetiyle, Yemen’in egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne göz dikenleri ve Yemenlilerin ıstırabının sürmesine göz yumanları tarih affetmeyecektir. Irak’ın dış güçlerin çatışma sahasına dönüşmemesi, bölgemiz için istikrar ve refah üreten bir konuma gelmesi samimi arzumuzdur. Komşumuz Irak’a her alanda destek olurken, özellikle terörle mücadelede daha yakın işbirliği yapmak istiyoruz. Tıpkı DEAŞ gibi, Irak’ta yuvalanan PKK terör örgütünün kökünü kazıma konusunda, uluslararası toplumdan ve bu ülkeden samimi işbirliği bekliyoruz. Bölgenin terör örgütlerinden temizlenmesi, insanlığın en kadim coğrafyasına evsahipliği yapan Irak’ın geleceğinin aydınlanmasına katkı sağlayacaktır. İran’ın nükleer programıyla ilgili hususların uluslararası hukuk dikkate alınarak, diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesinden yanayız. Tüm tarafların, bölgesel ve küresel güvenliğe ciddi katkılar sağlayan Kapsamlı Ortak Eylem Planındaki yükümlülüklerine riayet etmeleri çağrımızı tekrarlıyorum. İnsanlığın kanayan yarası olan Filistin’deki işgal ve zulüm düzeni, vicdanları acıtmaya devam ediyor. Üç büyük dinin kutsallarına ev sahipliği yapan Kudüs’ün mahremiyetine uzanan kirli el, cüretini giderek artırıyor. Filistin halkı, İsrail’in tüm baskı, şiddet ve yıldırma politikalarına yarım asırdan uzun bir süredir göğüs geriyor. ‘Asrın Anlaşması’ adı altında Filistin tarafına dayatılmaya çalışılan teslimiyet belgesi reddedilince, İsrail bu kez işbirlikçilerinin yardımıyla ‘kaleyi içeriden fethetme’ girişimlerine hız vermiştir. Türkiye olarak, Filistin halkının rıza göstermediği hiçbir plana destek vermeyeceğiz. Kimi bölge ülkelerinin bu oyuna ortak olması, İsrail’in temel uluslararası parametreleri aşındırma çabalarına hizmet etmenin ötesinde anlam taşımıyor. Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası hukukun hilafına Kudüs’te büyükelçilik açma niyetini beyan eden ülkeler, bu tavırlarıyla sadece ihtilafın daha da çetrefil hale gelmesine hizmet ediyor. Filistin meselesi ancak, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi devamlılık içinde bir Filistin Devleti’nin kurulmasıyla çözülebilir. Bunun dışındaki çözüm arayışları beyhudedir, tek taraflıdır, adaletsizdir. Temmuz ayında Azerbaycan topraklarına saldıran Ermenistan, Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha ispatlamıştır. Yukarı Karabağ sorunu başta olmak üzere bölgedeki ihtilafların Azerbaycan ve Gürcistan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği ile Birleşmiş Milletler ve AGİT kararları doğrultusunda bir an evvel çözülmesinden yanayız. Güney Asya’nın istikrar ve barışı için de kilit önem taşıyan Keşmir sorunu halen çözüm bekliyor. Cammu-Keşmir’in özel statüsünün ilgasının ardından atılan adımlar sorunu daha da karmaşıklaştırdı. Bu meselenin, diyalog yoluyla, Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde ve özellikle Keşmir halkının beklentileri doğrultusunda çözülmesinden yanayız” External link

erzurumgazetesicom mercredi 23 septembre 2020 03 h 45 CEST

Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi: “Bölgede nüfuz kazanma niyetiyle, Yemen’in egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne göz dikenleri ve Yemenlilerin ızdırabının sürmesine göz yumanları tarih affetmeyecektir” External link

erzurumgazetesicom mercredi 23 septembre 2020 03 h 45 CEST

Recep Tayyip Erdogan dedi: “Salgının başlarında, ülkelerin kendi hallerine terk edildiği bir manzara ortaya çıktı. Böylece, yıllardan beri bu kürsüden ısrarla dile getirdiğim ‘Dünya Beşten Büyüktür’ tezinin haklılığını bir kez daha görmüş olduk. İnsanlığın kaderi sınırlı sayıdaki ülkenin keyfine bırakılamaz” External link

erzurumgazetesicom mercredi 23 septembre 2020 03 h 45 CEST

Winston Churchill said: “We have to take change by the hand before it takes us by the throat,” External link

foreignaffairs-nz mardi 22 septembre 2020 22 h 04 CEST

Emmanuel Macron disse (about Bashar-al Assad): "Como funcionará o artigo 5.º no futuro? Se o regime de Bashar al-Assad decidir retaliar contra a Turquia, [os Estados da NATO] envolvem-se? Isto é uma questão real" External link

observador mardi 22 septembre 2020 21 h 48 CEST

Emmanuel Macron afirmou: "Não é um combate contra uma religião, mas contra o seu desvirtuamento, que conduz ao terrorismo" External link

observador mardi 22 septembre 2020 21 h 48 CEST

Antonio Costa disse: "Penso que Portugal tem tudo a ganhar em estar sempre no centro do processo de integração europeia" External link

observador mardi 22 septembre 2020 21 h 48 CEST

Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi (about Kıbrıs Türk): "Ülkemizi dışlama amaçlı nafile adımların başarı şansı kesinlikle yoktur. Ülkemizin ve Kıbrıs Türkleri'nin haklarının çiğnenmesine göz yummayız" External link

haber-mynet mardi 22 septembre 2020 21 h 47 CEST

OEmer Celik ifadesini kullandı: "Üstelik o yanlış anlaşma yüzünden Mısır yaklaşık 40 bin kilometrekarelik bir deniz alanını da kaybetti. Biz Mısırlılara da söyledik, 'Bu deniz alanda kaybetmeniz de doğru değil. Burada Türkiye ile böyle bir yaklaşım içerisinde girseydiniz hem deniz alanlarınızı korurdunuz hem de korsan bir anlaşmanın ortaya çıkmasını engellerdiniz.' diye" External link

memurlar mardi 22 septembre 2020 20 h 09 CEST

OEmer Celik ifadelerini kullandı: "Buradan bir kere daha Ermenistan'ı uyarıyoruz. Çok fazla analiz yapmaya gerek yok. Yukarı Karabağ'ı hukuksuzca işgal eden Ermenistan burada Tovuz bölgesinde bu saldırıları gerçekleştiriyor. Türkiye açısından bunlar asla kabul edilemez. Ermenistan ateşle oynadığını bilsin. Bölgedeki istikrarsızlığın, bölgedeki kargaşa çıkarma faaliyetlerinin odak noktası Ermenistan'dır. Türkiye kayıtsız şartsız Azerbaycan'ın yanındadır" External link

haberler mardi 22 septembre 2020 20 h 00 CEST

OEmer Celik dedi: "Bu bir teröre destek verme girişimidir. Bunu bir BM yetkilisi gerçekleştirmiştir. Bunu şiddetle kınıyoruz. BM yetkililerini bu konuda uyarıyoruz. Gamba'nın bu tutumu BM'nin terörle mücadele konusundaki ilkelerinin açık bir ihlalidir" External link

haberler mardi 22 septembre 2020 20 h 00 CEST

OEmer Celik dedi: "Biz birileri sahada bize karşı fiili durum oluşturmaya çalışıp da karşımıza bir ittifak kurmaya çalıştıkları zaman sahada asla taviz vermeyeceğimizi söyleyeceğimizde CHP'li bazı arkadaşlar, 'yanlış yapıyorsunuz, Türkiye'yi yalnızlaştırdınız' diyorlar. Daha sonra 'Oruç Reis'in bakım için limana çekilmesini fırsat bilin, buyurun diplomasi istiyorsanız masa açıktır, masayı kuralım' diyoruz karşı tarafa, bu seferde çıkıyor arkadaşlarımız muhalefet yapmak adına diyorlar ki 'taviz vermeyin.' Bazen sahada hamle yaparsınız bazen diplomatik alanda hamle yaparsınız. Eğer sahadaki hareketinizi hamle, diplomasi alanındaki girişimlerinizi taviz olarak gören bir yapı varsa bu dış politikanın en temel esaslarını bilmiyor demektir. Herkesin sorumlu davranması gereken bir alandır. Bu tip sorumsuz, dış politikanın genetiğine uymayan, Türkiye'nin dış politika tecrübesine uymayan bu yaklaşımlar en çok Yunan tarafı tarafından veya hasımlarımız tarafından bize karşı koz olarak kullanılmaya çalışılıyor. Biz masada konuşalım diyenlere karşı her zaman masada olmaya hazırız. Büyük bir devlet tecrübesiyle bölge barışından sorumlu akil bir devlet olarak akıllı bir güçle bütün bunları yönetmeye hazırız. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin akıllı gücünün iki ayağı vardır. Birincisi yumuşak güçtür bu diplomasi. Diğeri de sert güçtür. Bu da hak ve menfaatlerimizi korumak konusunda her türlü girişimi yapabilecek her türlü emri yerine getirebilecek bir silahlı kuvvetlerimizin olmasıdır. Diplomasi isteyenler için Türkiye'nin diplomasi yeteneği ve kapasitesi inanılmaz bir kazan kazan zeminidir. Ama bunun yerine Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hak ve menfaatlerini hem diplomasi istemeyip hem de sahada fiili durumla gasp etmeye çalışanlara karşı da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Türkiye Cumhuriyetinin hak ve menfaatlerini korumak konusundaki kararlılığı asla test edilemez. TSK, vatanseverlik söz konusu olduğu zaman dünyadaki hiçbir orduya benzemeyen bir kararlılık ve fedakarlık içerisinde davranır. Bugün devlet adamlarının üzerine düşen çatışmalardan kaçınmaktır. Hakkaniyet, hukuk isteyen için Türkiye inanılmaz bir birikim ve güvenilir bir dostluk sunar. Sahada ise hak ve menfaatlerimizi gasp etmek isteyenlere bunu denemelerini asla önermeyiz, bunun sorumlusu asla biz olmayız" External link

haberler mardi 22 septembre 2020 20 h 00 CEST

OEmer Celik diye konuştu (about Güney Kıbrıs): "Bu negatif durum çözümsüzlüğü pekiştirmekten, Güney Kıbrıs'ın hukuk dışı davranışlarını cesaretlendirmekten başka bir anlama gelmez. ABD, tarafsızlığını kaybedecek şekilde hem silah ambargosunu kaldırdı hem de Rum tarafını askeri eğitim programına davet etti. Daha sonrasında Amerikan Dışişleri Bakanı Pompeo, teamüllere aykırı bir şekilde Kıbrıs Adasını ziyaret ettiği halde sadece Rum tarafını ziyaret etti. Bu sağlıklı ve sonuç alınacak bir yaklaşım değil. Son olarak 12 Eylül tarihinde ABD ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında mutabakat muhtırası imzalandı. Bütün müttefiklerimize söylüyoruz, Türkiye Cumhuriyeti bir NATO ülkesidir. NATO ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti bağımsız ve egemen bir devlet olan KKTC'nin garantörüdür. Kardeşlerimizin, Kıbrıs Türkünün davasının sonuna kadar savunucusuyuz. Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletine karşı saldırgan bir tutum içerisinde olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimini radikalleştiren, bir takım olumsuzluklar konusunda cesaretlendiren tavırlar ortada sadece kaos çıkartmaktan başka bir işe yaramaz. Bu kaostan da zarar gören biz olmayız" External link

haberler mardi 22 septembre 2020 20 h 00 CEST

OEmer Celik ifadelerini kullandı: "ABD'den beklediğimiz, tarafsızlık pozisyonuna geri dönmesidir. Burada herhangi bir şekilde ABD'nin bu tarafsızlık pozisyonunda bunu zedeleyen adımlar atmasının bölge barışına faydası olmayacaktır" External link

haberler mardi 22 septembre 2020 20 h 00 CEST

OEmer Celik açıklamasını yaptı (about Ama Sayın): "Görüşmelere başlanabileceği ilan edilmiş oluyor. Yani bunun bir hazırlığı gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Cuma günü açıkladı, dedi ki, konuşmak tamam da hangi çerçevede ve hangi prensipler temelinde konuşacağız. Türkiye burada önkoşulsuz bir müzakereden yana olduğunu söylüyor. Muhataplarımızın önkoşulsuz müzakereden niye kaçtığını anlamak da güçlük çekiyoruz. Türkiye açısından istikşafi görüşmelere başlamak açısından hiçbir sorun yoktur. Çerçeveyi arkadaşlarımız çalışacaklardır. Çalıştıktan sonra da uygun takvim ilan edilecektir. AB Zirvesine gidildiği zaman, esasında ilk göç anlaşması yapıldığı zaman bir çerçeve ortaya konulmuştu. Göç meselesinde Türkiye'nin paylaştığı yükü almak için bir takım maddi yardımlar söz konusuydu. Ama maddi yardımlar işin bir kısmıydı. Fasılların açılması, üst düzey müzakerelerin başlaması, göçmen anlaşmasının yenilenmesi, vize serbestisinin verilmesi, gümrük birliğinin güncellenmesi. Fakat göçmen anlaşması imzalandıktan sonra içinde bu maddeler varken tuttular diğer maddeleri yok sayıp sadece göçmen meselesi üzerinden yürümeye çalıştılar. Macron diyor ki, Türkiye göçmen konusunda ortağımızdır ama diğer konularda karşı karşıyayız. Böyle bir dünya yok. Siz, yaptığınız göçmen anlaşmasını parçalara böleceksiniz, işinize gelen kısımda ortağız diyeceksiniz, işinize gelmeyen kısımda ortak değiliz diyeceksiniz. Son zamanlarda Merkel'in bu arabuluculuk tavrını son derece olumlu buluyoruz, son derece akli bir şekilde müzakereden ve diyalogdan yana bir şekilde ortaya koyuyor. Müttefiklerimizden Türkiye ile ilgili olarak pozitif bir ajandaya geçmelerini bekliyoruz" External link

haberler mardi 22 septembre 2020 20 h 00 CEST

OEmer Celik dedi: "Sevilla Anlaşması zaten olmayan bir anlaşma. Yunanlıların fantezisinden ibaret. Hiçbir hukuki ve siyasi geçerliliği yok. Dolayısıyla ABD veya bir başka ülke Sevilla Anlaşmasına baktığı zaman yok hükmünde diye bir şey görür. Burada hukuktan yana olan bir arabuluculuk konusunda adaletli olan bir müttefik olarak ABD'yi görmek istiyoruz. Rum kesimi ile yapılan anlaşmalar bu tarafsız arabuluculuğa zarar vermiştir, doğru tavır Sevilla Anlaşması konusunda koydukları tavırdır, bunun devamının gelmesini bekleriz" External link

haberler mardi 22 septembre 2020 20 h 00 CEST

OEmer Celik ifadelerini kullandı: "İstikşafi görüşmeler başlayabilir. Çerçeve, prensipler belli olacak. Ona göre tarih belirlenir ve yer konusu belirlenir. Şu anda Türkiye'den talep edilen şey diplomasi ve müzakere ise Türkiye buna dünden hazır. Dolayısıyla Türkiye açısından bir problem yok. Muhataplarımız da buna hazır ise bu atmosfer olumlu bir atmosferdir diyebiliriz" External link

haberler mardi 22 septembre 2020 20 h 00 CEST

Xi Jinping disse: “os países não devem violar o padrão moral mas sim cumprir as normas internacionais” External link

expresso mardi 22 septembre 2020 19 h 06 CEST

OEmer Celik : "ABD'den beklediğimiz, tarafsızlık pozisyonuna geri dönmesidir. ABD'nin tarafsızlık pozisyonunu zedeleyen adımlar atmasının bölge barışına faydası olmayacağını düşünüyoruz" External link

stargazete mardi 22 septembre 2020 18 h 09 CEST

Cumhurbaşkanı Erdoğan ifadesini kullandı (about Doğu Akdeniz): "Doğu Akdeniz’de bir süredir yaşanan gerilimin gerisinde, 'kazanan hepsini alır' anlayışıyla hareket eden ülkeler bulunuyor. Ülkemizi dışlama amaçlı nafile adımların başarı şansı kesinlikle yoktur" External link

deutschewelle-tr mardi 22 septembre 2020 17 h 57 CEST

Billie Jean King sagte: "Ich bin zutiefst geehrt, dass die Weltmeisterschaft des Damentennis zukünftig nach mir benannt wird und nehme dies gleichzeitig als Verantwortung wahr" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 17 h 08 CEST

Herbert Reul sagte: "Wir werden das aufarbeiten, radikal und bis ins kleinste Detail" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 17 h 08 CEST

Eva Hoegl erklärte: "Das Zentrum für Militärgeschichte und Sozialwissenschaften der Bundeswehr hat das Thema anhand vieler Einzelfälle, Befragungen von Zeitzeugen und weiterer zugänglicher Quellen umfangreich dokumentiert" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 17 h 08 CEST

Svenja Schulze sagte: "Genau das ist Nachhaltigkeit konkret: Das ökologisch Notwendige so zu tun, dass wir unsere Gesellschaft sozial zusammenhalten und unsere Wirtschaft fit für die Zukunft machen" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 17 h 08 CEST

Peter Beuth erklärte: "dem Rechtsextremismus den Kampf angesagt und wird diesen mit allen Mitteln entschlossen fortführen" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 17 h 08 CEST

Herbert Reul sagte: "Weiß nicht. Ich bin kein Prophet, kein Kaffeesatzleser im Gegensatz zu manchem, der immer alles schon weiß. Ich fange jetzt einfach systematisch an" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 17 h 08 CEST

Robert Redfield schrieb: "die beste Verteidigung gegen dieses Virus" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 17 h 08 CEST

Annegret Kramp Karrenbauer erklärte: "Die Praxis der Diskriminierung Homosexueller in der Bundeswehr, die für die Politik der damaligen Zeit stand, bedauere ich sehr. Bei denen, die darunter zu leiden hatten, entschuldige ich mich" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 17 h 08 CEST

Walter Borjans sagte: "Ginge es nach der SPD, könnten Bundesländer und Städte ungehindert helfen und Flüchtlinge aufnehmen. Aber CDU und CSU blockieren hier" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 17 h 08 CEST

Dietmar Bartsch sagte: "Die Coronakrise darf nicht dazu führen, dass sich die Situation für Rentnerinnen und Rentner verschlechtert" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 17 h 08 CEST

Billie Jean King sagte: "Ich bin zutiefst geehrt, dass die Weltmeisterschaft des Damentennis zukünftig nach mir benannt wird und nehme dies gleichzeitig als Verantwortung wahr" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 23 h 12 CEST

Herbert Reul sagte: "Wir werden das aufarbeiten, radikal und bis ins kleinste Detail" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 23 h 12 CEST

Eva Hoegl erklärte: "Das Zentrum für Militärgeschichte und Sozialwissenschaften der Bundeswehr hat das Thema anhand vieler Einzelfälle, Befragungen von Zeitzeugen und weiterer zugänglicher Quellen umfangreich dokumentiert" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 23 h 12 CEST

Svenja Schulze sagte: "Genau das ist Nachhaltigkeit konkret: Das ökologisch Notwendige so zu tun, dass wir unsere Gesellschaft sozial zusammenhalten und unsere Wirtschaft fit für die Zukunft machen" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 23 h 12 CEST

Peter Beuth erklärte: "dem Rechtsextremismus den Kampf angesagt und wird diesen mit allen Mitteln entschlossen fortführen" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 23 h 12 CEST

Herbert Reul sagte: "Weiß nicht. Ich bin kein Prophet, kein Kaffeesatzleser im Gegensatz zu manchem, der immer alles schon weiß. Ich fange jetzt einfach systematisch an" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 23 h 12 CEST

Robert Redfield schrieb: "die beste Verteidigung gegen dieses Virus" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 23 h 12 CEST

Annegret Kramp Karrenbauer erklärte: "Die Praxis der Diskriminierung Homosexueller in der Bundeswehr, die für die Politik der damaligen Zeit stand, bedauere ich sehr. Bei denen, die darunter zu leiden hatten, entschuldige ich mich" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 23 h 12 CEST

Walter Borjans sagte: "Ginge es nach der SPD, könnten Bundesländer und Städte ungehindert helfen und Flüchtlinge aufnehmen. Aber CDU und CSU blockieren hier" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 23 h 12 CEST

Dietmar Bartsch sagte: "Die Coronakrise darf nicht dazu führen, dass sich die Situation für Rentnerinnen und Rentner verschlechtert" External link

stern jeudi 17 septembre 2020 23 h 12 CEST

Donald Trump sagte (about Winston Churchill): "Als Hitler London bombardierte, ging Churchill, ein großer Anführer, oft auf ein Dach in London und sprach" External link

stern vendredi 11 septembre 2020 08 h 39 CEST

Mario Mauro spiegato: “un’incapacità europea di definire il rapporto con Hezbollah, figlio della mancanza di una politica estera comune” External link

agenzianova vendredi 18 septembre 2020 18 h 00 CEST

Nathan Sales detto: “si sospettava ancora la presenza di depositi di nitrato di ammonio in Europa, forse in Grecia, Italia e Spagna (…). Non è quello che ti aspetteresti da un’organizzazione politica, ma è esattamente quello che ti aspetteresti da un gruppo terroristico” External link

agenzianova vendredi 18 septembre 2020 18 h 00 CEST

Mario Mauro sottolineato: “per poter dare una politica estera comune, serve una rinegoziazione degli accordi transatlantici” External link

agenzianova vendredi 18 septembre 2020 18 h 00 CEST

Mario Mauro spiegato: “situazione non è semplice, ma questo momento di presidenza tedesca (dell’Ue) è particolarmente idonea perché si prenda una decisione. Bisogna cogliere questo momento” External link

agenzianova vendredi 18 septembre 2020 18 h 00 CEST

Nathan Sales mondta: „Miért halmozna fel a Hezbollah ammónium-nitrátot szerte Európában? A válasz egyértelmű. Azért, hogy nagy terrortámadásokat hajthassanak végre, ha Teherán ezt szükségesnek látja” External link

hirkereso vendredi 18 septembre 2020 09 h 03 CEST

Most associated names

Nombre d'articles par jour dans cette catégorie

Trend data not available for this selection.